CELALİ
Cumhuriyet aydınları Anadolu kırındaki değişimi olağan karşılıyorlardı. Cemal Süreya’nın Kısa Türkiye Tarihi başlıklı şiiri, Cumhuriyet seçkinlerinin, asker-bürokratların halkın yaşam biçimine yönelik değişim ısrarlarını olumlar.
I
Şelaleye
Düşmüştür
Zeytinin dalı;
Celaliyim
Celalisin
Celali.
Zeytin dalı, barışı temsil ediyor. Şelale artık patlamış, tutulamayan isyandır. Barış, huzur, dirlik kırılmıştır. Celalilik Anadolu’da Osmanlı iktidarına yönelik ayaklanmaları ifade ediyor. Cemal Süreya, Celali isyanlarına niçin atıf yapmaktadır? Bunun cevabı şiirinin ikinci bölümünde veriliyor:
II
Üç anayasa
ortasında büyüdün:
Biri akasya
Biri gül
Biri zakkum.
Cemal Süreya’nın Akasya dediği Anayasa 1924 tarihlidir. Gül ile kasdı da 1961 Anayasası. Zakkum ise 1982 Anayasası’nı temsil ediyor. 82 Anayasası özgürlükleri ve devrimcileri (celalîleri) kırmıştır. Cemal Süreya’nın bu şiirinin son iki dizesi ise Yemen Türküsü’ne atıf yapar: “Giden gelmiyor acep ne iştir ?”Bilindiği gibi Osmanlı askeri savaşa gidip geri dönmemiştir. Süreya’nın “kahvede subay yok” ifadesi de bu “geri dönmeme” meselesini soracak muhatap bulunamaması ile ilgilidir.
V
Kahvede subay yok,
Bu nasıl iştir.
Cemal Süreya toplumun değişme değerini kendiliğinden olana bırakmamış görünüyor. Zeytin dalı ile Celaliliği karşıtlık içinde kurguluyor. Süreya’nın kurgulamasında ortaya çıkan hata Celaliliğe yüklenen anlamdan kaynaklanıyor. Celalilik haklılaştırılıyor; çünkü, barış kalmamıştır, yaşamı sürdürme imkânı yitirilmiştir. “Çare kalmamıştır.” Cemal Süreya, zulüm ve baskının genelleştiğini vurgulayacak şekilde kurguluyor şiirini. Bu nedenle herkesi “Celali” kılacak bir dil seçiyor. Hem tekil ve hem çoğul iyelik (aitlik- sahiplik) eki kullanıyor.
Yorumlar
Yorum Gönder